Midemizi bir çöp kutusu, bedenimizi bir çöplük kadar özensiz kullanıyoruz

Midemizi bir çöp kutusu, bedenimizi bir çöplük kadar özensiz kullanıyoruz

 

KENDİNİZE DE İYİ BAKIN!

Çoğumuz arabalarımıza kendimizden daha fazla önem verip daha çok özen gösteriyoruz. “Olur mu hocam!?” diye itiraz etmeyin, durum gerçekte böyle.

Örnek mi? Buyurun… Arabamıza yakıt alırken dikkat ediyor, örneğin dizel otoya benzin, benzinle çalışan cipe dizel yakıt koymuyoruz.

Ama sıra kendi yakıtımıza gelince iş değişiyor! Midemizi bir çöp kutusu, bedenimizi bir çöplük kadar özensiz kullanıyoruz. “Herkes için zararlı” olduğu iyi bilinen yakıtları –yani otolar için el altından satılan 10 numara yağlar gibi toksik yakıtları- gözünün yaşına bile bakmadan (cips, gofret, kolalı içecek) tıkınıp duruyoruz. Bedenimizin glütene tepkisi varsa ciddiye almıyor, ekmeğe, böreğe, kurabiyeye yükleniyoruz.

Arabalarımızın yıllık kontrol ve bakımlarını da hiç aksatmıyoruz. Sıra kendimize geldiğinde ise bir bahanesini bulup ya ıskalıyor ya da erteliyoruz.

Arabalarımızı sigorta ederken ödediğimiz yüklü faturalara hiç bakmıyor, rakamları hiç önemsemiyoruz. Sıra sağlık sigortasına geldiğinde ise “ipliğe un seriyor”, bu güvenceyi de “pas geçiyoruz!” Peki ayıp olmuyor mu? Oluyor. Yanlış olmuyor mu? Oluyor…

 

Kaynak : Osman Müftüoğlu, Hürriyet, 24 Nisan 2017

Bir Cevap Yazın